|
|
Her Telden Katagorisinde ve Kişisel Sayfam Forumunda Bulunan BassHunTer kişiseL SaYFam[Haftanın 1.si] Konusunu Görüntülemektesiniz.=>ÖncelikLe KişiseL Sayfama HoşgeLdiniz. Kendimi Size Biraz Tanıtmak İstiyoruM Adım : Ali İl : İstanbuL Yaşım ...
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
BassHunTer kişiseL SaYFam[Haftanın 1.si]
ÖncelikLe KişiseL Sayfama HoşgeLdiniz. ![]() Kendimi Size Biraz Tanıtmak İstiyoruM Adım : Ali İl : İstanbuL Yaşım : 15 Gittiğim Okul : ßeşiktaş Ziyakalkavan Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi HobiLerim. : ForumAlerji Girme,Futbol Oynamak ,Basshunter Dinlemek Fobilerim : Örümcek , Akrep BassHunTeri Kısa Bir Tanıyalım. 1994 Yılında Trabzon Beşikdüzü Doğmuşum.Aslında Doktorlar Kız Olacak Demiş. Babaannem O Zaman Hep Kız Elbiseleri Falan Almış.Ama Erkek Doğdugumu Görünce Herkes Şaşkına Uğramış.Doktorlar Yanılmıştı.Trabzonlu Olmama Rağmen Trabzonlulara Benzemememde İlginçmiş.Zaten Birine Memleketim Trabzon Diyince Şaşırıyor.Bu Sene Sbs Girdim.408 Puanla Ziyakalkavan Lisesini Tutturdum.Ve Hayat Devam Ediyor... Kendi Takımım Beşiktaş Hakkındaki Görüşlerim. Evet Ben Beşiktaşlı Doğdum Hiç Takım Değiştirmedim.Küçüklükten Kalma Beşiktaş Formalı Fotograflarıma Bakıp Gülüyorum.Bu Aşk Bambaşka Bir Aşk Diye.Aşkı Gerçek Tanımı Beşiktaşk. Buda En Sevdiğim Müzisyen BasshunTer ![]() ![]() ![]() ![]() Buda DüzenLi oLarak Takip Ettiğim Dizi . ![]() Prison Break, 2005 yılında başlayan, başrollerinde Wentworth Miller, Dominic Purcell, Sarah Wayne Callies, Amaury Nolasco'nun yer aldığı, yaklaşık 42 ülkede yayınlanan ABD yapımı aksiyon dizisidir. 22 bölümlük ilk sezon, ABD'de 29 Ağustos 2005 tarihinde Fox kanalında gösterilmeye başlanmıştır, Türkiye'de CNBC-e kanalı tarafından yayınlanmaktadır. Sezon finali Türkiye'de 15 Mayıs 2006 tarihinde yayınlanan dizinin ikinci sezonu, 1 Mart 2007 tarihinde CNBC-e ekranlarına geri dönmüştür. Aynı sezon, 26 Temmuz 2007 tarihinde Sona bölümü ile sona ermiştir. 3. sezon 17 Eylül 2007'de başlamış ve 22 bölüm çekileceği planlanmasına rağmen Amerikan Senaryo Yazarları Birliği'nin grevinden dolayı sadece 13 bölüm çekilebilmiştir. Bugüne kadar 3 sezon boyunca toplam 57 bölüm yayınlanmıştır. 4. sezon ise Amerika'da 1 Eylül 2008'de başlamış ve 1 Aralık itibariyle 12. bölümü yayınlanmıştır.4.sezonun finali aynı zamanda dizinin finali olacağı açıklanmıştır. 15 Mayıs 2009 itibariyle dizi final bölümü ile ekranlara veda etmiştir ancak final sonrasını anlatan 2 bölümün 4.Sezon DVD'si ile verileceği açıklanmıştır. Dizi 16 Haziran 2009 tarihinde ilk bölümünden itibaren Star TV kanalında "Büyük Kaçış" adıyla Türkçe dublaj ile gösterime girmiştir. Michael Scofield'i Murat Şen, Lincoln Burrows'u Erol Eren seslendirmiştir. Dizi 2006 Emmy ödüllerine en iyi dizi olarak aday gösterilmiştir.[1] Sezon 1 22 29 Ağustos 2005 15 Mayıs 2006 Sezon 2 22 21 Ağustos 2006 2 Nisan 2007 Sezon 4 22+2 (Özel Bölüm) 1 Eylül 2008 15 Mayıs 2009
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
Konu BassHunTer tarafından (07-27-2009 Saat 01:27 AM ) değiştirilmiştir.. |
||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | ||||||
![]()
|
hımm değişik bi hikaye
![]()
__________________
[Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...] [Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...] [Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...]
|
||||||
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
Emma WaTson Emma Charlotte Duerre Watson, (d. 15 Nisan 1990, Paris), Harry Potter filmlerinden Hermione Granger rolüyle tanınan Fransa doğumlu İngiliz oyuncu[1]. Watson sadece okul oyunlarında oynarken dokuz yaşında Hermione olarak sinema kariyerine başlamıştır.[2] 2001'den 2007'e kadar Daniel Radcliffe ve Rupert Grint ile birlikte 5 Harry Potter filminde oynayarak yıldız olmuştur. Çekilecek 3 filmde oynayacaktır.[3] Watson Harry Potter filmlerinde rol alarak birçok ödül ve 10 milyon sterlinden fazla para kazanmıştır.[4] 2007 yılında Harry Potter yapımı olmayan iki filmde oynayacağı duyrulmuştur. Bunlardan ilki olan Bale Papuçlarım filmi 2007 yılında gösterime girmiş ve 5.2 milyon seyirci kitlesine ulaşmıştır. İkinci film ise Kate DiCamillo kitabından uyarlanan The Tale of Despereaux adlı animasyon bir filmdir. 2008'in sonlarında gösterime girmesi planmaktadır Çocukluğu Emma Watson Paris, Fransa doğumlu İngiliz avukat olan Jacqueline Luesby ve Chris Watson'ın kızıdır.[7] Watson 5 yaşına kadar Fransız büyükannesiyle[8] Paris'te yaşamıştır. Daha sonra anne babası boşandığı için kendisinden 3 yaş küçük erkek kardeşi Alex ile annesinin yanına Oxford'a taşınmıştır.[7]Bir röpörtajında Alex'in de Harry Potter filmlerinde oynamasını istediğini belirtmiştir. 6 yaşına geldiğinde aktris olmayı arzulamıştır.[9] 10 yaşına geldiğinde okulda Mutlu Prenses, Alice Harikalar Diyarında ve Arthur: Gençlik Yılları oyunlarında oynamıştır. [7] Buna karşın Emma'nın Hermione Granger olarak Harry Potter filmlerine seçilene kadar hiçbir profesyonel oyunculuğu olmadı. 2007 yılında Parade dergisine verdiği röportajda Film serinin hangi ölçüde olduğu hakkında fikrim yoktu demiştir.[ HaRry poTTer 1999 yılında Watson'ın oyunculuk yaşamı J. K. Rowling'in aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan Harry Potter ve Felsefe Taşı filmiyle başlamıştır.[9] Oyuncu yönetmenleri için Harry Potter rolü ve Potter'ın iki arkadaşı Hermione Granger ve Ron Weasley yardımcı rolleri çok önemliydi. Oyuncu ajansları Watson'ı Oxford tiyatro hocası sayesinde buldular[9] ve kendine olan güveni onları oldukça etkiledi. Sekiz ses sınavının ardından yapımcı David Heyman Watson, Daniel Radcliffe ve Rupert Grint'in sırasıyla Hermione Granger, Harry Potter ve Ron Weasley rollerini kaptığını söyledi. Rowling ilk deneme çekiminden itibaren Watson'ı desteklediğini belirtmiştir.[9] 2001 yılına gelindiğinde Watson'ın sahneye ilk çıkışı Harry Potter ve Felsefe Taşı filminin vizyona girmesiyle olmuştur. Film ilk gün gelirleri ve ilk hafta sonu gelirleri rekorlarını kırmış ve 2001 yılının en fazla gelir elde eden filmi olmuştur.[11][12] Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir. The Daily Telegraph gazetesi performansının "takdire şayan" olduğunu belirtmiştir.[13] Watson Felsefe Taşı'ndaki performansıyla içinde Genç Aktris Ödülü'de olan 5 ödül kazanmıştır. Bir yıl sonra serinin ikinci filmi Harry Potter ve Sırlar Odası ile tekrar kamera karşına geçti. Filmle ilgili olarak birbirinden farklı yorumlar yapıldıysa da eleştirmenler oyuncuların performansları hakkında olumluydu. The Times gazetesi yönetmen Chris Columbus'u Watson'un fazlasıyla popüler olan karakterini yeterince kullanmadığı için eleştirirken[15] Los Angeles Times gazetesi iki film arasında geçen süreçte Watson ve arkadaşlarının olgunlaştığını yazdı.[16] Watson performansıyla Alman Die Welt dergisinin düzenlediği Otto ödüllerine En İyi Kadın Aktris(gümüş) ödülü almıştır.[17] 2004 yılına gelindiğinde Harry Potter ve Azkaban Tutsağı vizyona girmiştir. Watson iddalı Hermione rolünü beğendiğini, oynağı rolün "karizmatik" ve "oynanması fanstastik bir rol" oluğunu söylemiştir.[18] Eleştirmenler Radcliffe'e odun damgası vurup oyunculuk yeteneğinden ümidi kestilerse de Watson'ı övmeye devam etmişlerdir; The New York Times gazetesi etkili performansını "Çok şükür Radcliffe'ın uysallığı, Watson'un sivri uçlu sabırsızlığı ile dengeleniyor" yorumunda bulunmuştur. "Harry gelişen sihirbazlık becerileriyle hava atabilir fakat Hermione Draco'nun burnuna attığı büyüsüz yumrukla büyük alkışı hakkediyor.[19] 2008 Ocak itibariyle Azkaban Tutsağı en az gelir elde edilen Harry Potter filmi olmasına rağmen Watson için en başarılı filmiydi; bu filmle iki Otto ödülü ve Total Film dergisinin düzenledimiş olduğu törende Yılın Çocuk Performansı ödülünü almıştır.[20][21][22] 2005 yılında Harry Potter ve Ateş Kadehi filminin vizyona girmesi Watson ve Potter filmleri için yeni bir kilometre taşı olmuştur. Eleştirmenler Watson ve genç yıldız rol arkadaşlarının artan olgunluklarını övdü; The New York Times performansını "Dokunaklı bir şekilde ciddiyet" olarak belirtti.[23] Watson için, filmin tabiatının büyük kısmı üç ana karakterin arasındaki gerilimi olgunluğuyla yatıştırmasıdır. "Ben bütün tartışları sevdim... Onların tartışmalarının çok gerçekçi olduğunu düşünüyorum." demiştir.[24] Ateş Kadehi 'yle birlikte Otto ödülleri (bornz) ödülüde dahil 3 ödül kazanmıştır.[25][26][27] Bir yıl sonra Teen Vogue dergisinin kapağına çıkan en genç kişi olmuştur.[28] 2006 yılında kendini The Queen's Handbag'de bulmuş ve Kraliçe Elizabeth'in 80. yaş günü için özel Harry Potter mini bölümünde oynamıştır.[29] 5. film Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı dünya çapında rekor kırarak ilk haftasında 333 milyon dolar gelir elde etmiştir.[30] Watson İngiltere'de düzenlenen Ulusal Film Ödülleri'nde En İyi Kadın Performansı ödülünü almıştır.[31] Watson ünü serinin filmleriyle devam etti ve 9 Temmuz 2007'de Watson ve Harry Potter'ın yıldızları Daniel Radcliffe ve Rupert Grint Hollywood'un Grauman'ın Çin Tiyatrosu önüne el ve ayak izlerini bıraktılar.[32] Harry Potter dışındaki rolleri Watson'ın Potter filmleri dışında rol aldığı ilk film 2007 yılı yapımı TV filmi olan Ballet Shoes 'dur. Pauline Fossil rolünü canlandırmıştır.[33] Proje için "Harry Potter (ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı) 'a dönmek için kararsız kaldım fakat Ballet Shoes'a direnemedim. Gerçekten sevdim." demiştir.[34] Aynı isimli Noel Streatfeild'in romanının uyarlanan BBC adaptasyonu olan filmde Watson hikâyede yer alan üç kız kardeşin en büyüğüdür.[35] Yönetmen Sandra Goldbacher "Emma, Pauline için mükemmeldi... Bir piercingi var, onun sahip olduğu narin hava ona baktıkça sizin ona bakıp dalmanıza sebep olur." yorumunda bulundu.[34] Watson sarı saçıları rol gereği ağartılmıştır.[36] Ballet Shoes Birleşik Krallık'ta yılbaşı tatilinde yayınlandı[37] ve filmi 5.2 milyon izleyici izledi.[38] Film eleştirilerin geneliden zayıf notlar aldı ve The Times filmi " az duygusal yatırımla veya büyü veya dramatik momentum ilerlemekte" olarak tanımlamıştır.[39][40] Yine de filmdeki performansı genellikle övüldü; The Daily Telegraph film için "Kesinlikle iyi yapılmış mıydı, hiç yoktan değil mi çünkü o bu günlerde ne kadar iyi çocuk aktörlerden biri olduğunu doğruladı" yazdı.[41] Watson 2008 Aralığında gösterime girecek olan animasyon filmi The Tale of Despereaux'da seslendirme yapmıştır.[5] Filmde sesiyle Prenses Pea karakterini canlandıracaktır çocuklar için olan komedi filmindeki diğer yıldızlar Matthew Broderick ve Tracey Ullman. 2008 Haziranında Channel moda şirketi ile 3 milyon dolarlık reklam anlaşması imzalamıştır.[42] Channel şirketinin sahip olduğu Coco Mademoiselle parfümlerinin Keira Knightley'nın yerini alarak yeni yüzü olmuştur Gelecek planları Harry Potter filmlerinin son iki filminde oynamayacağı söylentilerine rağmen[8], Watson 2007 Mart'ında çekimine başlanan 6. filmde yer aldı. Karar vermekte zorlandığını çünkü 4 yıldır canlandırdığı karakterin hayatı boyunca üzerinde baskın olcağını söylemiş fakat sonunda "Artı yönleri, eksi yönlerinden ağır bastı" diyerek katılmaya karar vermiştir. [10] Serinin altıncı filmi Harry Potter ve Melez Prens 2007 yılında çekimlere başlandı.[43] Daniel Radcliffe ve Rupert Grint gelecekteki filmlerde oynamayı taahhüt etmelerine rağmen Watson geleceği hakkında kararsızdır. 2006 yılında Newsweek dergisine konuşan oyuncu "Daniel ve Rupert emin gibi gözüküyor... Rolümü seviyorum fakat diğer birçok şeyi yapmayı da seviyorum." demiştir.[44] Emma Alloy.com 'un gelecekte hangi tür bir rolde oynamasını sorduğunda "Shakespeare’in bir oyununda oynamak isterdim. Sahnede olmak isterdim. Denemeyi çok isterim, aslında güzel de şarkı söylerim. Bu yüzden bu yeteneğimi de kullanabileceğim bir filmde rol almak isterdim. Bilmiyorum her şeye açığım!" cevabını vermiştir.[45] Kişisel hayatı [değiştir] Watson boşanan ailesinin yeni eşleri ve çocuklarıyla geniş bir ailede büyüdü. Babasının Nina ve Lucy isimli ikizleri[46] ve kendinden 4 yaş küçük Toby isimli çocuğu vardır. Annesinin yeni eşinden iki çocuğu vardır (Emma'nın üvey kardeşleri) ve düzenli olarak onlarla kalmaktadır.[47] Kardeşi Alexander iki Harry Potter filmlerinde gözüktü[46] ve BBC yapımı Ballet Shoes 'da üvey kardeşleri Pauline Fossil karakterinin gençliği rolünü canlandırmıştır.[46] Annesi ve kardeşiyle Oxford'a taşınan Emma 2003 yılına kadar The Dragon School 'da okumuş daha sonra Headington School 'a geçmiştir.[7] Film setleri sürerken Watson ve akranları günde 5 saatten fazla özel ders aldı[48] filme konsantre olmasına rağmen eğitimine başrılı bir şekilde devam etmiştir.[48] 2006 Haziranında General Certificate of Secondary Education(Liseyi bitirme sınavları) sınavına girmiş ve 10 dersten 8'inden A* ve 2'sinden A notunu almıştır.[49] Watson Harry Potter serisinden 10 milyon sterlinden fazla kazanmıştır[4], böyle bir parayı yapacağı hiçbir işte kazanamayacağını kabul etmektedir. Filmlerden kazandığı parayı ailesine vermiş ve üniversite masrafları için bankaya koymuş.[50] Ancak okulu bitirdiği zaman tam manasıyla aktris olmaya başlayacağını belirten Watson " İnsanlar neden istemediğimi anlamıyorlar.. fakat okul hayatı arkadaşlarımın arasında olmak beni koruyor. Bu benim gerçek hayatta olmamı sağlıyor" demiştir.[10] Çalışırken olumlu olmaya çalıştığını belirtip ailesinin ve meslektaşlarının mutlu bir deneyim için ona yardım ettiklerini söylemiştir.[28][47][51] Watson Harry Potter serilenin yıldızları Daniel Radcliffe ve Rupert Grint ile çok eğlendiğini aralarında kardeşlik bağı olduğunu söylemiştir. Dans etmek, şarkı söylemek, çim hokeyi, tenis, resim çizmek[7], balık tutmak[52], ve WTT'ye bağışta bulunmak ilgi alanları arasındadır.[53][54][55] Kendisini "birazcık feminist" [10][47]olarak tanımlayan Watson'ın hayran olduğu oyuncular Johnny Depp ve Julia Roberts. Emma WaTson fotografLarı ![]() ![]() ![]() ![]()
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
Konu BassHunTer tarafından (07-27-2009 Saat 01:34 AM ) değiştirilmiştir.. |
||||||
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | ||||||
![]()
|
sende bizimkine yorum yap birader
![]()
__________________
[Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...] [Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...] [Üye olmadan linki göremezsiniz.. Üye olmak için tıklayınız...]
|
||||||
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
sMacKdowN WWE, en doğru anlamıyla kas, renk, atımlı müzik ve pirotekniğin bir karışımı olan büyük gösteridir. SmackDown'ın büyüklüğü için herhangi bir arama sitesine Limitsiz Güreş yazın, Giriş yap karşısınıza çıkacaktır. Bu site Vikipedi ile birlikte size tüm bilgileri verir. Güçlü ve karizmatik sporcuların mücadelelerinin, komik skeçlerin ve popüler WWE Divaları’nın yer aldığı bir “Dünya Güreş Eğlencesi (WWE)” olarak da nitelendirilir. Her yıl Dünya Kupası’nın eşdeğeri olan WrestleMania’ya 20’den fazla ülkeden fanlar katılmaktadır. 2007’de gerçekleşen WrestleMania 23, bir günde en yüksek sayıda-80.103 fanı çekerek WWE tarihinin en yüksek katılım rekorunu kırmıştır. Tüm bu başarı şirketin yenilikçi ve hırslı sahibi üçüncü kuşak menajer Vincent McMahon’un liderliğinde elde edilmiştir. 1985’te WrestleMania’yı ilk yaratan ve daha sonra ücretli televizyon yayınının başlangıcı olarak kullanan McMahon’du. Yoğun talepten dolayı WWE paralı televizyon yayını alanında lider oldu. Bugün her biri kendi tema ve geleneğine sahip olan the Royal Rumble, Survivor Series ve SummerSlam, WWE’nin önde gelen serileridir. Kaya lakaplı Dwayne Johnson’un oyunculuk yeteneğini vurgulayan The Scorpion King ve diğer iki Johnson filmi olan The Rundown ve Walking Tall’un ortak yapımından sonra WWE filmleri organizasyonun süper starlarına eşlik eden sinema ve TV projelerine odaklanacak şekilde biçimlendirilmiştir. WWE filmlerinin piyasaya ilk çıkışı 2006’da başrolünü şirketin adrenalin tetikleyici süper starlarından biri olan Kane’in oynadığı korku filmi “See No Evil”dır. Ardından WWE şampiyonu John Cena’ya eşlik eden, The Marine ve Stone Cold Steve Austin’in başrolünü oynadığı aksiyon filmi “The Condemned” bunu takip etti. 2009’da Mr. Kennedy’nin eşlik ettiği “Behind Enemy Lines Columbia” ve John Cena’nın eşlik ettiği 12 Rounds DVD’leri sektörde yerini aldı. Şirketin en iyi bilinen şovu RAW ilk defa 1993’te ve canlı olarak yayınlandı. Dwayne Johnson’ın daha tanıdık sloganlarından biri SmackDown, 1999’da özel şov olarak başladı ve yakın zamanda haftalık içerik haline geldi. WWE’nin üçüncü markası ECW, the Extreme Championship Wrestling tanıtımından esinlenilmiştir ve birçok kararlı ve alternatif unsuru meydana getirmiştir. Daha sonra WWE’nin listedeki yaklaşık 160 süperstarı sırayla tek bir unsurda birleştirilmiştir. ![]() ![]() ![]()
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
|
||||||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
Ahmet Mithat Efendi
![]() Ahmet Mithat Paşa (d. 1844 - ö. 1912), Türk yazar ve yayıncı. Babasının ölümü üzerine çocuk yaşta çalışmaya başlamıştır. 1854 yılında ağabeyinin görevi dolayısıyla bulunduğu Vidin'e gitmiş ve orada başladığı öğrenimine Tophane Sıbyan Mektebinde devam etmiştir. 1863 yılında Niş Rüştiyesini bitirerek Rusçuk'a bir devlet dairesine memur olarak atanmıştır. Çalıştığı dönemde Fransızcayı öğrenmiş ve bu nedenle Tuna Vâlisi Mithat Paşa'nın takdirini kazanmıştır. Bunun üzerine asıl adı olan Ahmet'in yanına Mithat da eklenerek, bu şekilde anılmaya başlanmıştır. Yazarın Tuna gazetesinde yazıları yayınlanmıştır. 1869 yılında Mithat Paşa Bağdat Valiliği'ne atanınca o da onunla birlikte gitmiştir. Bağdat'ta hem gazete yönetmenliği yapmış hem de sanat okulu öğrencileri için ders kitabı hazırlamıştır. 1871 yılında ailevî sebeplerden dönmek zorunda kaldığı İstanbul'da kendi matbaahanesini kurmuş ve eserlerini basmıştır. Bu dönemde edebiyatımızın ilk hikâye koleksiyonu olan Letaif-i Rivayat adlı eseri yazmıştır. Kendi bastığı eserlerinin yanısıra gazetelerde de yazıları çıkmıştır. 1873 yılında kendine ait Dağarcık mecmuasında yazdığı yazılar ve Yeni Osmanlılar'la yakınlığı nedeni ile Rodos'a sürülmüştür. Abdülaziz'in ölmesi üzerine İstanbul'a geri dönmesine izin verilmiştir. Bu dönemde yazdığı ve sürgüne kadarki hayatı ile sürgün yıllarını anlattığı Menfa adlı eserinde Yeni Osmanlılar'ı eleştirmiş, Üss-i İnkılab adlı eserinde de II.Abdülhamid'in siyasetini överek yeni sultanın gözüne girmiştir. 1878'de çıkarmaya başladığı Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biridir. Ölümüne dek ikiyüzden fazla eser yayınlayan Ahmet Mithat Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. Eserlerinde Avrupa'nın bilim, sanayi ve çalışkanlığını överken Osmanlı toplumunun ahlaki değerlerinin korunması gerektiğini vurgulamıştır. Genç yazarlara destek vermiş, dilde sadeleşmeyi savunmuş, devlete ve dine itaatsizliği, tembelliği, müsrifliği, özentiliği eleştirmiştir. Emekliliği sırasında Darülfünun'da öğretmenlik yapmış ve daha sonra Darüşşafaka'ya geçmiştir. Öğretmenlik görevi esnasında burada hayatını kaybetmiştir. Romanları [değiştir] Aile romanları: * Felatun Bey ile Rakım Efendi * Çengi * sevg_i sezer * Teehhül * kader yeter bahar gamze * Firkat * Esaret * Yeniçerilerin Bozulma ve Kaldırılma Dönemleri * Yeniçeriler * Hasan Mellah Hüseyin Fellah * Felsefe-i Zenan (mektup-roman formunda yazılmıştır.)(Sel Yayıncılık, Nisan 2008) * Müşahedat Napolyon Dönemi Fransası: * Cellat * Cinli Han * Altın Işıklar Hasan Sabbah Dönemi: * Süleyman Musli Türk-Yunan Savaşı Dönemi: * Gönüllü Bilimkurgu romanı: * Dünyaya İkinci Geliş Gezi romanı: * Acâib-i Âlem Biyografik romanları: * Voltaire Yirmi Yaşında İmparatorluğu oluşturan kavimlerle ilgili romanları: * Çingene * Karnaval * sezar * Kafkas Diğer romanları: * Hayret * Şirzad Oyun ve öyküleri [değiştir] * Letaif-i Rivayat * Cellat * Demir Bey * Fenni Bir Roman * Haydut Montari * Altın aşıkları Romanları [değiştir] Musullu Süleyman Diğer yapıtları [değiştir] * Üss-i İnkılap ve Zübdetül Hakayık (3 cilt, 1877-78) * Müdafaa (3 cilt, 1883-85) * İstibşar (1892) * Beşair * Nizaı ilmü din (4 cilt) * Şopenhavr'ın Hikmet-i Cedidesi * Volter * Beşir Fuad * Avrupa'da Bir Cevelan (seyahatname, 1890'da yayımlamış) * Menfa (özyaşamöyküsü)
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
|
||||||
|
|
|
|
|
#9 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
Yaşanmış Korkunç Hikayeler. Mezarliktaki Yangin Su an 17 yasindayim ve olay bundan 3-4 sene evvel YASANMISTIR. O yaz en büyük zevkimiz arkadaslarla gece asagi inmek idi ve hemen hemen indigimiz her gece birbirimize korku hikayeleri anlatirdik. Anlattigimiz hikayeler genelde kendi hayal ürünümüz olurdu fakat anlatirken sanki yasamis gibi anlatirdik ve kendi uydurdugumuz hikayeye o ortamin verdigi gerilimle kendimiz de inanir ve korkardik. Içimizde en çok hikaye anlatan Nedim diye bir arkadasimiz idi. Nedim yasça bizden büyüktü ve bizi korkutmayi iyi basariyordu açikçasi. Yine böyle bir gecede Nedim bize çok ilginç bir hikaye anlatti. Hikayeye göre bazi insanlar sebepsiz yere içlerinden gelen bir atesle küle dönüsecek kadar yaniyorlarmis. Bu yanma o kadar çabuk gerçeklesiyomuski, kendisini kurtarmaya zamani olmuyormus kurbanin. Ayrica bu olay kurban yalnizken gerçeklesiyormus, yani görgü tanigi olmuyormus hiçbir zaman. Bu anlattigi hikaye ilginç oldugu kadar inandirici gelmemisti çogumuza. Fakat Nedim evinden getirdigi ansiklopedi de yazilanlari bize gösterince tüylerimiz diken diken olmustu hepimizin. Bu olaylar gerçek yasanmis olaylar olarak anlatiliyordu ansiklopedide kanitlari ile. O gece eve kosar adimlarla çiktim ve bütün gece gözlerime uyku girmedi. Ertesi gün ise belki hepimiz için hayatimizin en korkunç günü olmustu. Gelen habere göre Nedim bir sokak arasinda ölü bulunmustu ve isin ilginç yani Nedim'in gömüldügü mezarlikta 1 hafta sonra yangin çikmisti ve bütün mezarlar yok olmustur.Inanmayan arkadaslar eski gazeteleri karistirabilirler. Tarih: 3 Eylül 1997, Mersin mezarligi orman tarafinda onlarca mezar yanmistir. Tepedeki Ev Yillardan 1994'dü.Ben annem ve abim Tunceli'deki köyümüze gitmistik.O zamanlar 12 yasinda falandim.Oraya gittik ve amcamlarin evine yerlestik.Benim orada tanidigim hiç kimse olmadigi için ben amcaogluyla(Yusuf)la oynuyordum.O bana biraz macera yasamak istediginden falan bahsederdi hep ve bir gece onla uyumadik ve biraz macera yasabilmek için neler yapabilecegimizi düsündük ve en sonunda köyü çevreleyen daglardan birindeki bir eve gitmeyi önerdi Yusuf fakat bunun çok tehlikeli olabilecegini köyün ileri gelenlerinin sik sik onlari oraya çikmamalari konusunda uyardigini söyledi.Bizde bunu büyük bir gizlilikle yapacaktik.Yusuf'un en yakin arkadasi Ismete anlattik düsündügümüzü ilk basta biraz tirsti fakat daha sonra oda bunu kabul etti.Ertesi gün çantalarimizi,yiyeceklerimizi hazirladik ve erkenden yola çiktik.O gün hava biraz pusluydu ve içimden bir ses bunun tehlikeli olabilecegini söylüyordu.Fakat bunu onlara söylemedim ve yolumuza devam ettik ve yolda giderken etrafta bol bol koyu,inek,keçi,tavuk gibi hayvanlarin kemikleriyle karsilasiyorduk ben biraz daha korkmustum ve nerdeyse aglamak üzereydim.en sonunda oradaki eve vardik ve içeri girdik içerde anlamadigimiz diller yazilar falan vardi ve penceresi oldugu halde içerisi karanlikti içeride anlayamadigimiz çok degisik cisimler vardi etrafta taslarin içerisinde sular falan vardi.Ve döner biçagi gibi kocaman ama paslanacak kadar eski birkaç biçak vardi birden Ismet degisiverdi sanki biz kormaya baslamisken o gülüyordu.Kendi kendine oynasirken taslardaki suyu üstüne döktü ve bir biçagi eline alip oynamaya basladi bir anda biçakla oynarken biçakla parmagini kesti ben çok korkmustum aglamaya basladim çünkü bir anda Yusuf da degismis sanki çildirmis gibi oldu bu arada Ismetin parmagi çok feçi bir sekilde kaniyordu.Daha sonra kostum kostum sanki bir sey beni kovaliyor gibiydi ve annemin dürtmesiyle uyandim bana gece boyunca döndügümü,agladigimi tepindigimi söyledi.Kahvaltida Yusufla konusmaya basladim rüya mi anlattim ve belki inanmayacaksiniz ama bana tepedeki evi nerden bildigimi sordu.Daha sonra disari çiktik ve Ismeti gördük parmagi sariliydi... Yalniz Degiliz Öncelikle 34 yasinda ve çok iyi bir sirkette, iyi bir görevde oldugumu belirtmek isterim. Hayatimi, yasayabildigim derecede modern sartlarda yasayip, gece kluplerinden, partilerden çok zevk alan, sosyal yasantisi çok renkli bir hanim oldugumu da. , Sizlere sadece 1 olay degil, birbirini takip eden bir kaç olayi anlatmaya çalisacagim. Aslinda yillardir bunlari unutmaya çalismis ve en yakinlarimla bile paylasmaya cesaret edememistim. Ama sizlerin hikayelerini okuduktan sonra, benim, yasadiklarimin ne kadar gerçek ve de aslinda ne kadar ürkütücü olduklarini bir kez daha kavradim. Bizler, asla...Yalniz degiliz... 5 yaslarindayken geceleri korkuyla uyanir hale geldim. Sebebi belirsizdi..Hatirladigim tek sey gece yataga yatip, gözlerimi kapatmaya korktugum.. Bir an da kapinin arasindan yattigim odayi kara kara agir, bulutumsu seyler kapliyordu ve ben nefes alamiyordum. Bu olaylar her gece olmaya basladi. Kimseyi bunlara inandiramadim. Çocukça kapris sandilar. Ve her ne sandilar ise..Bilemiyorum. En sonunda odama gitmeye korkar hale geldim. Çünkü beni oarada, bekleyen, görünmeyen, agir bir sey vardi... Gecelerim aglamakla ve korkuyla geçmeye baslamisti ki...Ailem..(Annem Yugoslav Arnavut, babam Yunan asillidir ) batil inançlara sahip degildir..Öyle olduklari halde , eve yasli birini getirip, kursun döktürdüler, okuttular, bir süre boynumda küçük bir kuran tasidim. Sonra yavas yavas bitti bu olay.. Bu bir karabasan miydi? Bilmiyorum. Halen bilemiyorum Ruh Öncelikle merhaba demem gerekiyor sanirim. Size yazacagim olay teyzamin basindan geçmistir. Benim bütün teyzelerimin basindan böyle seyler geçmistir hepsini yazmak isterdim ama sadece bir kaç tanesini yazacagim. Bir gün Ankara'ya gittigimde teyzemlerde kalmistim ben teyzem ve 2 kuzenim. Teyzem böyle seyleri konusmamizi istemiyordu ama biz yinede konusuyorduk. Kuzenim teyzemin (onun annesi oluyor) basindan geçen bir olayi anlatiyordu. Vede sunu belirtmem gerek bu teyzem böyle seylerden hiç korkmaz yine sorarsin hiç ürkmedin mi diye hayir der. Yani gecenin 3 ünde yatirlariyla ünlü bi köyde disari çikma cesareti bile gösteriyor. Açikca söylemek gerekirse ben asla çikamazdim. Herneyse benim ölen bi kuzenim daha vardi. Ben hiç görmedim onu çünkü ya dogmamistim yada 1 yasinda bile degildim. Bir gün teyzem onun ölümünden sonra gece yataginda onu düsünmeye baslamis öbür tarafta nasil acaba? Diye kendi kendine soruyor ve agliyrmus her gece oluyormus bu her gece istemeden agliyormus. Bir gece yine onu düsünürken (normal olarak gözleri kapali) bir kararti fark etmis ve gözlerini açmis karsisinda ölen kuzenim duruyormus. Bir süre teyzeme gülerek bakmis ve el sallayip gitmis. Sonra teyzem anlamiski öbür tarafta mutlu. O günden sonra hiç düsünmemis onu. Vede sadece kuzenim annesine yani benim diger teyzeme anlatmis bunu vede o 2 kuzenimde gizli gizli dinlemisler. Vede bana anlattilar. Haa aklima gelmisken bu teyzemin basindan bir olay daha geçmis. Yine gece tuvalete gitmis sonra odasina geldiginde bi dedenin teyzemin sandiktaki geceligini giydigini görmüs sonra teyzem 'kisa gelmis dur çikarda uzatayim'demis ve egilmis geceligin ucuna sonra dede kaybolmus elbisede yere düsmüs. Aslinda bu anlatiklari bana biraz saçma geldi ama teyzem dogru oldugunu söylüyor (bizim israrimiz üzerine anlatmisti bunu). Zaten teyzemin yalan söyleyecegini sanmam. O gece 2 kuzenimle beraber hiç uyuyamadik çünkü hepside dogruydu bu anlatilanlarindan sonra uyurken hep tikirtilar duyduk vede sesler. Ama sabah kalktigimizda komik geldi çünkü hepimiz korktugmuzda psikolojik olarak böyle seyler uydurabiliriz yada bazi esyalari ruha cine cadiya falan benzetebiliriz. Yazacagim o kadar çok sey varki artik onlari da baska yazilarimda sizlere aktaririm. Seytan Yil 1994 temmuz ayi cumartesi aksami.. Ben ve kardesim o aksam yemek yiyorduk ve aniden zil çaldi, kapiyi annem açti.Kapida olan kisiler arkadaslarimdi ve bizi asagiya çagiriyorlardi saat 10.00'na geliyordu sofradan kalkar kalkmaz asagiya indik arkadaslarimizla her gece korkunç hikayeler anlatirdik, (Gece dedim çünkü sabahlara kadar oturur hikayeler anlatir oyun oynardik) her kafadan bir hikaye çikardi ortaya ama birbirimizi korkutmak için yaris yapardik.O aksam herkez hikayesini anlattiktan sonra oyun oynamaya karar verdik, o zamanlar 11 yasindaydim ve saklanbaç oynamayi çok seviyordum. Ebe saymaya basladiginda herkes yerini almisti ve bende, tabiki ben o anki olacak olaylardan haberdar degildim, kim bilirdiki seytani karsimda görecegimi neyse konuya geçelim ben yerimde ebenin saymayi bitirmesini bekliyordum ebenin saydigi binanin yan tarafindaydim ebebin saymasi bitmedigi için sikintiya girmistim o, an arkami dönmemle dona kalmam bir olmustu simdi seytanla karsikarsiyaydim o herkesin bildigi gördügü bir tipten degildi (tabiki görenler için..) 2 metre boyu,yumrugum kadar iri ve kipkirmizi gözleri çatal biçiminde uzun asasi 2 adet iri buynuzlari ve üstünde siyah birseyi vardi ama ayaklari yoktu evet yanlis okumadiniz ayaklari yoktu adeta uçuyordu o, anda vücudum çözülü vermisti hemen bahçenin ortasindaki kuyunun arkasina saklanmistim ebe agladigimi duyunca hemen arkadaslara haber verdi bu seytani yakin arkadasimda görmüs ve oda çok korkmustu. (ismini vermeyecegim.) Ve bu olaylardan sonra her pisligin yaninda cinlerin olduguna saitlik ettim. Ertesi sabah seytani gördügüm yere geldik orada bulunan ev bombostu evin içinde bir el vardi ve sanki el bizi seyrdiyordu önce inanmadik sonrada banyoda gördük ev zemin kattaydi banyonun penceresinden içeri yumurta kartonu attik ve karton geri geldi ve bu olay bi kaç defa gerçeklesti ne zaman oraya gitsek üst kattakilerin kizini yerde baygin buluyorduk ve bu olaydan sonra bisey farkettimki ne zaman korkunç hikayeler anlatsak ozaman kötü seyler oluyordu ama anlatmayida seviyorduk. Bu yüzden siz siz olun sakin korkunç seylerden bahsetmeyin eger cinlerden bahsedecekseniz kötü varliklar diye konusun, bunu sakin unutmayin...
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
|
||||||
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | ||||||
|
V.İ.P ![]()
|
JeFF HaRdy Jeffrey "Jeff" Nero Hardy (31 Ağustos 1977 doğumlu) WWE'de SmackDown'da güreşen profesyonel bir amerikan güreşçisidir. WWE'deki şöhretini kazanmadan önce OMEGA adlı bir federasyonda kardeşi Matt ile boy gösterdi. WWE ile sözleşme imzaladıktan sonra kardeşi ile beraber bazı büyük isimlere maç kaybederek o güreşçiyi yükseltirken kendileri tecrübe kazandı. Takım olarak güreştiklerinde aksiyonlu maçlarda yaptıkları zor hareketlerle ünlendiler. Özellikle TLC maçlarında ünlenen bu takım Lita'nın onlara katılmasıyla Team Xtreme oldu. Hardy 6 kere World Tag Team Kemeri ve 1 kere WCW Tag Team Kemeri kazandı. Hardy güreşe girmeden önce çocukluğunda Ultimate Warrior, Shawn Michaels ve Sting'i örnek aldı. Hardy 16 yaşında WWF'te güreşmeye başladı. İlk maçı 24 Mayıs 1994'te Razor Ramon'a oldu, Razor maçı kazandı. Sonraki gün 1-2-3 Kid'e karşı yaptığı maç 25 Haziran'daki Superstars şovunda yayınlandı. 1997-1998 arası ilk çıkışını yapana kadar diğer güreşçilere yenildi. Hardy bu sırada kardeşi Matt ve birkaç kişiyle beraber trambolin üstünde güreşmeye başladı ve sonunda adı birçok kez değiştirilerek North Carolina'ya yayıldı. Sonrasında kardeşler ve arkadaşları ACW başta olmak üzere Amerika'nın doğusundaki birçok bağımsız federasyon için güreşti. WWF'e gelmeden önce kardeşi Matt Hardy Thomas Simpson ile OMEGA federasyonunu açtı. Bu federasyon trambolin üstünde yaptıklarının daha iyi bir versiyonuydu ve Gregory Helms, Shannon Moore, Joey Matthews gibi isimler yer alıyordu. Federasyonda kardeşler birçok değişik karaktere büründü. İkili Nisan 1998'te WWF'ten kontrat teklifi aldıklarında bu federasyon kapandı. Jeffrey "Jeff" Nero Hardy (d. 31 Ağustos 1977), ABD'li profesyonel güreşçi, World Wrestling Entertainment (WWE) WWE Intercontinental şampiyon'u idi. 1998 ve 2002 yılları arası kardeşi Matt Hardy ile beraber WWE'de sergilediği Hardy Boyz ile ün kazandı. Bitirici hareketleri : Swanton Bomb, Twist of Fate, Extreme Twist of Fate ve Whisper in the Wind. Dory Funk, Jr tarafından eğitildi WWE'ye 1994'te başlamıştı.Umaga'yı yenerek Kıtalararası şampiyonluğunu tekrar ele geçirmiştir. Triple H'i yenerek WWE kemeri için 1 numaralı aday olmuştur. Royal Rumble'da WWE kemerinin sahibi ile bir kemer maçına çıkmıştır. Wrestlemania 24'te Money in the Bank maçına katılmaya hak kazanmıştı ama Şubat'ın ortalarına doğru Chris Jerico'yla maça çıkıp Intercontinental kemerini kaybetmiştir ve ondan dolayı WWE'den 2 ay uzaklaştırma almıştır.13 Mayıs 2008'de dönüp Umaga'yla karşılaşma yapıp onu yenmiştir. Judgment Day'de abisi Matt'in isteği ile MVP ile maça çıkıp onu Judgment Day'den mutsuz olarak göndermiştir. Draft Lottery 2008'de SmackDown'a transfer olmuştur. SmackDown'da John Morrison'u yenerek ilk debutunu yapmıştır.Daha sonra Edge ile Vickie'nin düğününde kardeşi Matt Hardy ile maç yapmıştır fakat Jeff ve Matt maçın başında Chavo Guerrero'nun suratını pastayı yapıştırdığı için Edge ve ailesi geldi ve maç sonuçsuz bitti. Ondan sonraki Smackdown programında The Great Khali ile karşılaşıp MVP yüzünden yenilmiştir ve Khali Jeff'e kan kusturmuştur. Saturday Night Main Event 2008'de Edge'le karşılaşmıştır. Yine MVP yüzünden Edge'e yenilmiştir. Ama Summerslam'de Jeff Hardy MVP'yi mahvedeceğini söylemiştir ve bize göre kesinlikle bunu yapacak. Derken SummerSlam 2008'de Shelton Benjamin sayesinde MVP onu yenmiştir ama ondan sonraki Friday Night Smackdown'da Unfergiven'da WWE Kemeri için maçlar yaplmıştır. Swanton Bomb 2 kere en iyi hareket seçilmiştir ve buda ayrı bir rekordur Jeff'de Khali'yle maç yaptı Khali onu kilitle tam yenecekken Triple H'in Ranjin Singh(Khali'nin Menejeri)'i dövmesine karşın Khali Triple H'e doğru ilerlemiştir ama HHH ona çelik sandalyeyle vurunca Jeff bir Whisper in the Wind ve ardından Swanton Bomb yaparak maçı kazanmıştır.Unforgiven da Triple H, Shelton Benjamin, Brian Kendrick ve MVP' nin bulunduğu WWE Championship Scramble Maçında Boy gösterdi ama scrambleyi Triple H, MVP' yi tuş eederek kazandı. Kardeşi Matt Hardy ECW kemerini kazanınca maçtan sonra geldi ve kardeşini kutladı. WWE kemeri için haftalık SmackDown programında yapılan Fatal 4 Way'i kazanınca No Mercy de Edge ile WWE kemeri için teke tek karşılaştı bu maçı önde götürürken kaybetti.kendisini Matt dövdü..Ve artık ağabeyi Matt Hardy ile düşmandırlar...
__________________
![]() ![]() ForuMaLeRji. BeşiktaşK. BaSsHun[T]eR
|
||||||
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| 1si, basshunter, kişisel, sayfam, sayfamhaftanın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |